Hüseyin Ataş

Eylem Ataş: Karanlığa yıldız ekenler adına “ileri daha ileri” – Hüseyin Ataş

27 Haziran 2016’da Cemre toprağa düştü. Baharın ilk müjdecisinin toprakla buluşması baharın topraklarımıza geleceğinin elbette ki habercisidir. Zordur bir insanın canını ortaya koyarak kavganın en önüne atılması, silah kuşanıp düşmana saldırması. Adını, yüzünü bilmediğin insanlar için cepheden cepheye koşması. Fakat Eylem, Eylemimiz bu konuda hiç teraddüt etmeden atıldı kavgaya. Sosyalist [Devamını Oku…]

Birleşik Mücadele için inisiyatif alalım – Hüseyin Ataş

Emperyalist kapitalist sistemin yaşadığı krizi kısa sürede aşamayacağını neredeyse tüm iktisatçıların söylediği bir dönemin içinden geçiyoruz. Hal böyle olunca sistem kendi krizini belki de biraz daha kalıcı bir çözümle aşmanın yolu olarak pandemiyi kullanıyor. Pandemi makro düzeyde insanlığın yeniden şekillendirilmesinde bir silah olarak bizlere yöneltilmiş durumda. Bu saldırılara karşı, karşı [Devamını Oku…]

İyi ki doğdun kavgamın Eylemi – Hüseyin ATAŞ

“Cemre düştüğünde kışın bağrına  İlk çocuklar yeşerdi çatlatıp kara toprağı Ve Eylem  Boynu terli bir çocuk elinde Sultanları titreten bir taş  Zulmün önünde eğilmeyen bir baş oldu. “Metin Ayçiçek Bugün senin doğum günün canım kardeşim 24. Yaşını kutluyoruz. Gelecek senede 24. Yaşını kutlayacağız ve bundan sonra her 14 Ekimde 24. Yaşını kutlamaya [Devamını Oku…]

Yeni Türkiye Berlin’den Değil, Türkiye Sokaklarından Geçer – Hüseyin ATAŞ

Berlin’de geçtiğimiz hafta sonu önemli ve bileşenleriyle hayli ilginç bir konferans düzenlendi. Devrimci Parti Avrupa temsilciliği bu toplantının hazırlık çalışmalarında açığa çıkan metne, gerekçeleri ve hedeflerine yönelik eleştirilerini açıklayarak, söz konusu konferansın çağrıcısı olmadı. Bu gerekçeleri dillendirmek ve devrimciler açısından “ülkede nasıl ve kimlerle ortak mücadele?” başlığındaki fikirlerini paylaşmak üzere, [Devamını Oku…]

Ölümsüzlerin Yolu Yolumuzdur – Hüseyin ATAŞ

Felsefe öncesi çağlardan bugüne, yaşama güdüsünün bir biçimi olarak ortaya çıkar “yok olmaya karşı” direnmek. Canlı organizmalar, kendini var edebilmek için başka canlı organizmaları yok ederken, çoğu hayvanda olduğu gibi, sadece yaşam güdüsü zorladığı için av peşine düşmekteydi. Yada Homo Erectus belki de ilk direnişini yer çekimine yaparak 2 ayak [Devamını Oku…]